17 Mayıs 2015 Pazar

Türkiye’nin en gizemli yerlerinden biri; Faralya Köyü





Genel olarak Faralya adıyla bilinen ve 40 km lik bir alana yayılan bu köyün resmi adı Uzunyurt köyüdür. Muğla’nın Fethiye ilçesine 25 km. , Dalaman Havalimanına 70 km ve Ölüdeniz’e ise sadece 10 km uzaklıktadır. Faralya Köyü için “Türkiye nin gizli cenneti” de diyebiliriz.
Günümüz insanlarının yaşam koşullarının zorlaşması, stres, şehirlerin metropellere dönüşmesi, yeşilin ve doğanın 21. yüzyıl gerçeklerine direnerek her şeye rağmen ayakta
kalma çabası, insanların tatil tercihlerini ve ihtiyaçlarını şekillendirmektedir.
Hal böyle olunca insanlar samimi, içten ve doğal yaşam süren, kültürel ve hümanist değerlerini halen sürdüren yöresel insanlarla tanışıp farklı tecrübe ve izlenimlere sahip olmak istiyorlar. Bu sebeple doğa ve köy turizmi açısından bakıldığında Fethiye, Fethiye köyleri ve özellikle Faralya Köyü’nün önemi her geçen gün daha da artmaktadır.
Eşsiz bir konuma sahip ve Türkiye’nin en özel bölgelerinden sayılan köy; Kelebekler vadisi & Ölüdeniz’e hakim lokasyonu, insanları hayrete düşüren güzelliğiyle uçsuz bucaksız uzanan deniz manzarası, nefes kesen gün batımı renkleri, zengin bitki örtüsü, dimdik ayakta duran vahşi dağları ile ziyaretçilerine dudak ısırtmaktadır. Köyü önemli kılan sadece bu muhteşem güzelliği ve halen bakir kalmış alanlara sahip olması değil aynı zamanda tarihi Roma ve Likya Kalıntıları ile süslenmiş ünlü Likya Yolu’na da ev sahipliği yapmasıdır.
Birçok insanın belki de hiç görmediği ve tükenmeye yüz tutmuş kelebek ırkları, uzun zamandır özlemini çektiği çiçek kokuları, kuş sesleri, güzel plajları, denizi, vadileri, koyları, yeşilin her türlü tonunu görebileceğiniz mistik, otantik ve yerel köy yaşamı çeşitliliğiyle her geçen gün daha çok yerli ve yabancı turistin dikkatini çekmektedir. 



Faralya köyü deniz kıyısından birkaç yüz metre tepeye kurulmuştur ve Kabak Koyu’na yaklaşık 20 dakikalık bir yürüme mesafesindedir. Buraya Fethiye merkezden dolmuşlarla da gelinebilir ancak özel aracınız varsa aracınızı belirli bir yerde park etmeniz gerekiyor çünkü buranın yolları çok dar ve tozludur. Buradan ya Faralya içi çalışan küçük dolmuşlarla deniz kenarına gidebilir ya da yürüyerek kampların rengarenk tabelalarıyla işaretlenmiş patika yola giriş yaparak yüzyıllardır kullanılan muhteşem manzaraya sahip bu patikanın tadına varabilirsiniz.


Tarihi Likya Yolu’nun bir parçası olan bu patikada kırmızı-beyaz çizgilerle işaretlenmiş rotayı takip ederek vadiye ulaşabilirsiniz. Patika inişi her ne kadar keyifli olsa da bu yolun bir de dönüşü olduğu unutulmamalıdır. Bu sebeple yanınıza alacağımız eşya miktarına dikkat etmeniz ve Kabak Koyu’nda herhangi bir bakkal ya da benzeri satış yeri olmadığını göz önünde bulundurarak mutlaka su bulundurmanız gerektiğini unutmayınız.  

Faralya’da her an her köşede muhteşem manzaraya sahip şirin kafeler bulabilir, köyün sevecen, son derece rahat ve misafirperver sahipleriyle de keyifli sohbetler edip, çay, kahve, adaçayı ve balıyla ünlü bu köydeki organik ürünlerin tadına bakabilir ve böylece Faralya Köyü’nün ruhunu daha derinden hissedebilirsiniz.

Faralya’nın kendine has mis gibi kokan tertemiz bir havası vardır. Temmuz- Ağutos aylarında bile geceleri içinizi ürperten hafif serinlikle kendinize gelir, yazın sıcağını asla bu köyde hissetmezsiniz. Bol oksijen sayesinde mışıl mışıl derin bir uyku çeker, erkenden uyanır böylece güne erken başlayarak tüm enerjinizle günü doya doya yaşayabilirsiniz.

Pure Life konsept ve evlerimize gelince sizleri bu eşsiz doğada, Evrenin tüm nimetleri ile bütün, her şeyin tamamen size özel ve doğayla uyumlu olması için elimizden geleni yapmaya çalıştık. Sadece size özel bu lokasyonda, her şeyden herkesden uzak kendi Faralya cennetinizin tadın çıkarın. Aynı zamanda sadece size özel yaşam alanlarının ve havuzun keyfini, sizin için özel yetiştirilen sebzelerin tadını doğa içinde sizlere sunacağımız konforla hissedecek ve tadına varacaksınız.

Pure Life Konsepli evlerimiz - Pure Life Villa


Ve gizemini duyacak,  görecek ve işiteceksiniz Faralya’nın kendi eşsizliği ve sessizliği içinde … Hani Mardin için “Gündüz seyranlık, gece gerdanlık” denir ya ve ne de güzel de anlatır Güzel Mardin’imizi bu cümle ; Faralya için de “ Gündüzü başka, gecesi bambaşka” demek gerek …Gecelerini bambaşka kılan en büyük özelliği gökyüzüdür Faralya’nın  … Türkiye’de Assos dışında  gökyüzünü bu kadar net ve aydınlık görebileceğiniz başka biryer yoktur. Ve size özel evinizin bahçesinde şezlongunuza uzanıp Samanyolunu, Sirius yıldızını, Callisto (Büyük Ayı) ve Arcas ‘ı (Küçük Ayı) izleyeceksiniz belki de sabaha kadar.

Bu sebepledir ki Faralya’da olmak sanki dünya gezegeninde olmamak, bambaşka bir hayata dışardan bakmak, varoluşu anlamaya çalışmak, o sessizlik, gizem ve büyünün içinde kaybolmuşluğun getirdiği bir hisle uyanmak ve ayılmak gibidir. Eğer siz de bu gizemi yaşamaya hissetmeye varsanız kendinizi ona bırakın yeter …