8 Aralık 2013 Pazar

GIDA TERÖRÜNÜN OYUNUNU BOZALIM!...


Hiç düşündünüz mü;
Ekşimesi gereken yoğurt  neden ekşimez? Kurtlanması gereken elma neden kurtlanmaz? 1,5 Saatte pişmesi gereken tavuk neden 20 dk pişer? Son kullanım tarihi geçen ürünü kullandığınız zaman neden bir şey olmadığını? vs….

Birçok soru hergün kafamızı karıştırıyor, sonrada boşver diyoruz.. Çünkü, rant yanlısı bilim bu gibi soruların gereksiz ve yararsız olduğuna toplumu inandırıyor. Boşvermeyelim, bilinçlenelim…
Rant yönünde hareket eden  bazı bilim ve yetkililere yönelik bazı gerçekler;


***Çernobil patladı;  Başta Karadeniz  bölgesi olmak üzere yurdumuzun bazı bölgeleri yıllarca zehir etkisinde kaldı(mağdurlardan biride benim) ve yıllar sonra bu gerçekler kısmen açıklandı. Oysa zamanın ilgili bakanı rahmetli Cahit Aral, tv ve basında ‘’çay içerek’’ verdiği pozlarla ve ‘’çernobil’in hiçbir zararı yoktur’’ gibi söylemleri ile  bu gerçeği bile bile yalanladı, bizlere hayatı zehir etti. Sorarım kendisine; Mezarına ne götürdün? Mutlu musun? 

"Dönemin Ticaret Bakanı CAHİT ARAL  tarihi zehirli gerçeği inkar ederken"



***Kuş  Gribini Hatırlayalım; Daha 7-8 yıl önce ‘’kuş gribi vakası’’ müthiş bir PR kampanyası ile yayıldı ve sonrada yetkililerimiz hastalıkla mücadele etme bahanesi ile, köy köy, kapı kapı gezerek doğal yol ile yetiştirilen bütün kanatlı hayvanlar imha etti. Bu yolla toplum, hormonlu tavuk ve yumurtaya %100 mahkum edilmiştir.
Kuş Gribi oyunu sebebiyle İtlaf edilen Binlerce köy tavukları
Sormak isterim!... Yıllarca meşhur markalarımızın yetiştirdiği tavuk satışları neden gelişmiş ülkelerde sadece toplam ihracatın %1 ni bile bulamamıştır.Bu ülkeler neden bizden tavuk almamaktadır?(2013 Yılı tavuk ihracatımız 400 milyon dolar civarı, %80 i Irak’a, kalanıda Suriye,  İran, Libya gibi gelişmemiş ülkelere yapılmıştır. Yorum sizin!...). Neden kimsecikler bu olayın üzerine gitmezde, kuş gribi tellallığı yapar acaba!...


***Hatırlayalım Lütfen!.. Daha geçen yıl GDO lu ürünler ile ilgili tartışmalar yapıldı ve ürünlerin üzerine ‘’GDO LU’’ yazılması hükümet tarafından ‘’halk satın alamaz’’ diye red edildi. Yorum sizin!..

***Ekmeğimiz; Ekmeğimiz yıllarca 17 ayrı katkı madde kullanılarak üretildi ve bizlere afiyet ile yedirildi. Sonunda sağduyulu  devlet yetkilileri bu durumu kısmen çözdü ve ekmeğimiz kısmen sağlıklı. Sağduyulu yetkililerimize teşekkürler!...

Doğal Köy Tavuğu
Antibiyotik ve Hormon verilen Tavuk
***Zeytinyağı;  Köylü zeytinini topluyor ve bir kısmı fabrikalarda yağa dönüştürüyor. Aracı ve/veya tüccar köylüden zeytin yağının kilosunu varillerle 6-7 TL den satın alıyor, üzerine nakliye ve karını koyuyor ve markalı zeytin yağı üreten kurumlara satıyor. O kurumlar bu yağları cam ve teneke kapları vasıtasıyla çeşitli hacimlerde ambalajlıyor, karını/vergisini /nakliyesini ekleyerek bölge distirbütörlerine satıyor. Distirbüratör karını/vergisini ekleyerek marketlere satıyor. Marketler karını/vergisini ekleyerek yağları satıyor. Üstelik litresini 7-8 TL gibi fiyatlardan başlayarak. Yukarıdaki döngüye göre enaz 15-17 TL den satılması gereken yağ neden 7-8 TL den başalyan fiyatlar ile satılıyor acaba!...
Doğal olarak soruyorsunuz; ‘’Biz ne yiyeceğiz’’?
Çobanlık yaptığım günlerden hatırlıyorum, hayvanlar otları koklayarak yer ve her otu yemez. Üstelik, yediği ot ve yapraklar gerekli olgunluğa ulaşmadan da yemez(bizler 45 günde yetişen tavuğu afiyetle yiyoruz).
Kediler UHT’li olan sütü içmezler, bizler afiyetle içiyoruz.
En sert ağacı bile delebilen kurt, neden hormonlanmış ve ışınlanmaış elmaları delemez acaba!...
Hayvan diyip geçmeyelim; yıllarca bilimin algılayamadığı depremleri  hayvanlar algılar. O zaman hayvanların algılarını ve seçimlerini dikkate almamız gerekmez mi?


Kimyasal ilaçlardan üzerinde tabaka oluşan elma.




Hayatımızda yapacağımız bazı değişikliklerle ‘’GIDA TERÖRÜNÜN OYUNUNU BOZABİLİRİZ’’.
Ayrıca Prof. Dr. Sayar’ın bu konudaki mesajını da paylaşmak istiyorum; Birey gıdasını kontrollu ve bilinçli bir şekilde seçer, sebzesinden meyvesine, etinden sütüne kadar herşeyi akıllıca bilerek yer, bunuda hayatın doğal akışı içerisinde kendisi için bir yaşam biçimi haline getirirse, sağlıklı beslenmede en önemli adımı atmış olur.
Sonraki yazılarımda, Pure Life Village kullanılan %100 doğla ürünlerin(Nar ekşisi, zeytinyağı, yoğurt, tarhana, bulgur vs) yapılışını sizlerle paylaşacağım.

Sağlıklı yiyecekler tüketmeniz dileğiyle!...


Mehmet Biçer